Dalgalar
Bu kitap çok uzun zamandır beni en zorlayan kitaplardan oldu. Tamamının bilinç akışı tekniği ile olması çok yorucu, düşünsene bir saniye bile kedin olmadan Neville’in Susan’ın Louis’in zihninde kalmak zorundasın. Dünyayı kendi gözlerinle değil onların düşünceleri ile görmek yorucu elbette. Bir yandan da sarhoş edici bir zevki var. 3 kız 3 erkek çocuğunun büyüyüp yetişkin olma süreçlerindeki sancılarını onların zihninden görüyoruz. “……”dedi Bernard”……” dışarıya yansıyan düşünce akışları ve “…….”diye düşündü Susan “…..” şeklinde içeride kalan düşüncelerden oluşuyor. Bu tarz anlatım olaya biraz da masalsılık katmış. Aynı konu üzerinde Susanın düşüncesinden Louis’in düşüncesine atlamak da müthiş bir şeydi. Başka zihinlerde renklerin bile ayrı olduğunu düşündürdü. Bir de birbilerini ve kedileri…
