Geçmişi değiştiremezsin ama geleceği ve kalbini değiştirebilirsin.
Tokyo’nun dar bir ara sokağında, bodrum katında yer alan, zamanın adeta dışındaymış gibi hissettiren o küçük, loş kafeye (Funiculi Funicula) konuk oldum. Toshikazu Kawaguchi’nin tüm dünyada büyük ses getiren bu iki kitabı, fantastik bir zaman yolculuğu hikayesinden çok daha fazlası; pişmanlıkların, söylenmemiş sözlerin ve insan kalbinin derinliklerinin muazzam birer analizi.Kafedeki o meşhur sandalyeye oturup geçmişe ya da geleceğe gitmenin çok katı ve tuhaf kuralları var: Ne yaparsan yap şimdiki zamanı değiştiremezsin, kafeye hiç gelmemiş biriyle görüşemezsin ve en önemlisi... Kahve soğumadan önce geri dönmek zorundasın.İlk kitapta ve devamı olan Kafeden Öyküler’de, bu sandalyeye oturmayı göze alan farklı insanların hikayelerine ortak oluyoruz. Sevgilisini uğurlayan bir kadın, hafızasını …
